Çeviri-Tercüme

Dillerin doğuşuna ilişkin, insanoğlunun geçmişine dair,
kimine göre çok hoş, kimine göreyse hüzünlü bir efsane
vardır.
Rivayet odur ki; başlangıçta, dünyadaki bütün insanlar
aynı dili konuşur, aynı sözcükleri kullanırlardı…
Yine rivayettir; doğuya göçerlerken bir ova bulup yerleşirler
insanlar…Tuğla yapıp pişirirler; taş yerine tuğla, harç
yerine zift kullanırlar. Sonra sıra kent kurmalarına
gelmiştir; işte bundan sonra olanlardır Tanrı’yı kızdıran,
insanoğluna küstüren:
“Göklere erişecek bir kule dikip ün salmak isterler;
böylece yeryüzüne dağılmamaktır amaçları…”
Ve Tanrı bu kalkışmayı cezalandırır…Onları yeryüzüne
dağıtarak dillerini karıştırır…Yapımı Tanrı tarafından
durdurulan bu kente, Babil adı verilir…Çünkü Tanrı bütün
insanlığın dilini orada karıştırmıştır; onları yeryüzünün
dört bir yanına buradan dağıtmıştır…
Efsane böyle…Adı üstünde efsane…Ama öyle bir noktası
var ki tastamam gerçek: “Efsaneye de yansıdığı gibi
‘iletişim’ kurabilmek insanoğlu için en temel ihtiyaç
olagelmiştir. Bunun en temel aracı, Babil’liler için
dildir...Ve modern insan için de hala öyle…Ama Babil’liler
belki de güvercinle haberleşiyordu; biz ise internetle…Onlar
mallarını şirin kent pazarlarında satıyorlardı; biz
ise “dünya” denen dev bir pazarda…”
Firmamız Çeviri-tercüme, insanoğlunun o en büyük düşü
olan “iletişim”in alt yapısını sağlıyor size…Kocaman
bir pazar haline gelen “dünya” için…